Dolar : Alış : 8.5678 / Satış : 8.5832
Euro : Alış : 10.0921 / Satış : 10.1103

HAVA DURUMU
hava durumu

istanbul29°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 24 Kategoride 644 İçerik Bulunuyor.

HABER

2014-2015 ÖĞRETİM YILININ ARDINDAN

22 Haziran 2015 - 1.028 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Araştırma ve Raporlar»2014-2015 ÖĞRETİM YILININ ARDINDAN

Eğitim ve öğretimin sorunlarının giderek ağırlaştığı bir dönemi geride bıraktık. 4+4+4 eğitim sisteminin olumsuzlukları her geçen gün kendini hissettirmeye başladı. Eğitimde, gericileştirme ve özelleştirme gibi temel iki amacı olan AKP iktidarının, geride bıraktığımız eğitim öğretim yılında oldukça yol aldığını görüyoruz.
Eğitimin gericileştirmesi: Pedagogların tüm uyarılarına karşı bir önceki eğitim öğretim yılında okula başlama yaşını 60 aya çeken bakanlık, kayıp bir kuşak yarattıktan sonra baskılar karşısında okula başlama yaşını 66 ay, veli isterse 72 ay olarak durumu düzeltmek zorunda kalmıştır. Burada amaçlanan özellikle kız çocuklarını 5 yaşında okula başlatmak. Zorunlu olan ilk 4 yıldan sonra kuran kurslarına yönelterek kız çocuklarının başını bağlamaktır. Sözde 12 yıl zorunlu olan eğitim ilk 4 yıldan sonra izin yöntemleriyle delinmektedir. Eğitim öğretimin kesintisiz olan 8 yıllık durumdan kesintili hale getirilmesi ile eğitimine okullarında devam etmeyen binlerce çocuk vardır. 9 yaşında hatta 6 yaşında kız çocuklarına nikah kıyılabileceği konusunda ortalıkta açıklama yapan hocalar cirit atmaktadır. Kadınları yaşamın tüm alanlarından çekip eve hapsetmek isteyen bu gerici yobaz kafa maalesef önemli yol kat etmiştir. İmam hatipten başka hiçbir mesleki ortaokulun açılmadığı, sadece imam hatiplerin orta kısımlarının açıldığı, önümüzdeki öğretim yılında birçok ortaokulun da imam hatibe dönüşmesi ile çocuklarını bu okullara göndermek istemeyen ailelere adreslerinden kilometrelerce uzaktaki okullar gösterilerek, adeta işkence çektirilmektedir. Çocuklarını ortaokula göndermek isteyen ailelerin sırtına bir de servis ücreti yüklenmektedir. Zaten seçmeli din ağırlıklı derslerle imam hatibe dönüştürülen ortaokullar siyasal iktidarı tatmin etmemektedir. Okulun adının önünde imam hatip yazılarak, okullar içeriğiyle birlikte ismiyle de dinselleşmelidir. Lise eğitiminde de durum farklı değildir. Bu eğitim öğretim yılında okullarda mescit açılması zorunlu hale getirilerek, devlet okullarında laik eğitim ortadan kalkmıştır. AYM ve AİHM kararlarına aykırı bir biçimde çıkartılan yönetmelikle türban anaokullarına inmiş, bu yasal olmayan durum kuşatılan yargı ile yasal görünümlü hale getirilmiştir. Klasik liseler kapatılmış, Endüstri Meslek Liseleri’nin sonuna ‘’Anadolu’’ sözcüğü eklenerek, çocuklarını Anadolu Liselerine yerleştirmek isteyen halkın gözü boyanmaya çalışılmıştır. Çocuklarını Anadolu liselerine yerleştiremeyen veliler, çocuklarını kayıt ettirecek, adreslerine yakın Meslek lisesi de bulamamıştır. Birçok veli ve öğrenci istemediği halde İHL kayıt olmuştur. Klasik liseden Meslek lisesine dönüştürülen okulların alt yapıları oluşturulmadığından önümüzdeki öğretim yılında bu okullarda uygulamalı meslek dersleri kağıt üstünde yapılacaktır. Ya İmam Hatip Liseleri, onlar açıldıkları yerlerin en gözde okulu haline gelebilsin diye fiziki olarak ve cemaatler aracılığı ile sunulan yemek ve servis hizmetleriyle ilgi odağı haline getirilmek istenmiştir. 9. sınıfı bu okulda okuyan öğrencilerin 10 sınıfta başka okullara geçme imkanı bir önceki eğitim öğretim yılına göre zorlaştırılmış, öğrencilerin 9. Sınıftan 10.sınıfa geçerken gerçekleştirdikleri alan seçimleri kendi okullarındaki alanlarla sınırlandırılmıştır. Üniversite sınavlarında katsayının kaldırılması ile bu okullara kayıtlar özendirilmeye çalışılmaktadır. Oysaki ÖSYM verilerine göre katsayının kalkması ile sınavı kazanan öğrencilerin okul türlerinde kayda değer bir değişiklik olmamıştır. Olması da beklenmemelidir. Yani İHL’leri, meslek liseleri gibi sınavlarda başarısız olmaya devam etmektedir. Sonuç olarak laik eğitim sistemimiz, imam hatip okulları ile seçmeli dini derslerle, zorunlu din dersleriyle, okullara açılan mescitleri, anaokullarına kadar kız öğrencilerin başını örtmesiyle ve cemaatler tarafından ortadan kaldırılmıştır. Dindar ve kindar bir nesil yetiştirmenin önü yasalara aykırı bir biçimde sonuna kadar açılmıştır.

 


EĞİTİMİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ: Eğitim sistemimizin geride bıraktığımız öğretim yılında gericileştirme ile birlikte özelleştirilmesi de hız kazanmıştır. Öğrencilerin bilgi öğrenme yerine sınava odaklı hale getiriyor bahanesiyle dershaneler kapatılmış, okullara konulan ortak sınavlar ve kurtarma sınavları nedeni ile liseler de ders işlenemez hale gelmiştir. Okulların tatile girmesine 3 hafta kala öğrencilerin sınıfta kalıp geçtiği belli olmuş, öğrencilerin motivasyonu kaybolmuş, müfredat programları öğretmenler tarafından sınıf defterine işlendi olarak yazılmasına rağmen öğrencilerin okula gelmemesi nedeni ile gerçekte konular işlenememiştir. Devlet okullarının kasıtlı olarak içinin boşaltılması, özel okula geçecek öğrencilere maddi destek sağlanması, dershaneden temel liseye dönüşen okulların, dershane işlevini görecek şekilde düzenlenmesi ve en seçkin okullardaki 11 ve 12.sınıf öğrencilerinin LYS sınavlarında başarılı olma amacı ile bu okullara yönlendirilmesi, devlet okullarını önümüzdeki yıldan itibaren boşaltacaktır. Arkasından dershaneleri kapatma kanununun maddeleri arasında yer alan devlet okullarının 10 yıl süre ile özel kurumlara devri gelecektir.
Devletin üzerindeki eğitimin yük oluşturduğu bahanesi ile siyasal iktidarların zenginleştirdiği okul sahipleri oluşacaktır. Devlet okullarına bulunamayan kaynaklar, öğrencilerin özel okullara yönelmesi için özel eğitim kurumlarına aktarılacaktır. Anayasamıza aykırı olan bu durumla, emekçi halkın çocukları, devletin kaynak aktarmadığı eğitim kurumlarında, eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamayacak, yarışta kasıtlı olarak geri bırakılacaktır. Bütün toplumsal olaylarda öncü rolünü üstlenen öğretmen örgütleri, özelleştirilen devlet kurumlarında işçi sendikalarının gücünü kaybetmesi gibi var olan güçlerini kaybedecektir.
Eğitimin gericileştirilmesi ve özelleştirilmesine karşı, bir birini tamamlayan, veli, öğrenci, öğretmen bileşenleriyle birlikte karşı çıkmak olmalıdır. Eğitim sistemi laik olmayan bir devletin, diğer kurumlarının laik olması mümkün değildir. Laik, bilimsel, parasız eğitim mücadelesi kendini devrimci, ilerici, demokrat olarak tanımlayan tüm kurum ve kişilerin öncelikli görevidir.


Eğitim İş İstanbul 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu

Bu yazıyı paylaş
İlgili Terimler :