Dolar : Alış : 16.7935 / Satış : 16.8237
Euro : Alış : 17.5322 / Satış : 17.5638

HAVA DURUMU
hava durumu

istanbul

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 25 Kategoride 648 İçerik Bulunuyor.

HABER

Milli Eğitim Bakanlığı ne yapmaya çalışıyor?

18 Ocak 2022 - 34 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Anasayfa»Milli Eğitim Bakanlığı ne yapmaya çalışıyor?

Milli Eğitim Bakanlığı, (MEB) Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü 2021-2022 eğitim öğretim döneminden itibaren ülke genelinde çok sayıda Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi (MTAL) bünyesinde Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) açılması için, ilk olarak  31/12/2021 tarihine kadar kayıt yapanların dönem kaybetmeyeceği belirtmiş, son bir kararla bu tarih 04.02.2022 ‘ne kadar uzatılmıştır. İktidarın bu kararla,  MESEM’e 1 milyon öğrenci kayıt etme hedefine ulaşmak istediği anlaşılmaktadır.

MEB, yine plansız, programsız “ben yaptım oldu” mantığıyla bir uygulamaya daha imza atmış oldu. MTAL ‘lerin MESEM ‘e dönüştürülmesi için hiçbir alt yapı hazırlanmadan, gerekli fizibilite ve analiz çalışması yapmadan alelacele, okullara verilen bir talimatla uygulamaya geçirme garabetinden sonra, kayıt için ek süre tanıyarak,  projeye büyük ilgi olduğu algısını oluşturmak istemektedir.  Devlet eliyle, çocuk işçiliğini teşvik etmeyi başarı gibi göstermek istemektedir. Dönem ortasında, meslek lisesi öğrencileri halen örgün eğitimde, okullarına devam ediyorken MESEM ’lere kayıt yapılarak ,neden apar topar eğitim dışında bırakılmışlardır? Öğrencinin elinden eşit eğitim hakkı, okul hakkı neden alınmıştır?

Eğitim gibi bir alanı herkese eşit bir hak olarak sunamadığınızda -Anayasal haktır – örneğin “birileri eğitimden para kazansın” diye kapı açtığınızda, birilerine de, ‘’parası olmayanları bu yolla kendi istediğim gibi kullanabilirim’’ yolunu açmış olursunuz. Eğitim-iş sendikası 1 nolu şube olarak, daha önce hazırlamış olduğumuz raporda, bu projenin, okul çağındaki çocukların ,sermayeye ucuz işçi olarak yetiştirilmek istendiğini, hatta çocuklara ödenecek olan ücret ve iş kazası sigortası giderlerini devlet ödeyeceğinden bedava işçi yapılmaya çalışıldığını belirtmiştik. Bu amaca ulaşma yolunda iktidar,  öğrencinin elinden eşit eğitim hakkının almanın yanı sıra, MESEM ‘e kayıtları yapılan öğrencilerin okulda eğitime başlamaları, işletme ile işe başlama sözleşmesi imzalamaları için 2 aylık bir süre tanımıştır. Haftada bir gün okula geleceği söylenen çocukların, 4 Şubata kadar okuldan ve eğitimden uzak kalmalarına yol açılmıştır. Bu süre içinde çocuklar, okula veya işyerine gitmiyor, hiçbir eğitim almıyorlar. Bu karar, yine iktidarın, ülkenin içinde bulunduğu diğer krizlerde olduğu  gibi, eğitim konusunda da bir plan ve programla çalışmadığını, sosyal devlet olma düşüncesi taşımadığını göstermektedir.

Anayasanın 42.maddesi “ Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz”  demektedir. Sözde “mesleki eğitimi işletmede öğreteceğiz” sloganıyla başlayan bu proje ile , halen eğitim öğretim hakkı bulunan öğrenciler örgün eğitim dışına itilmiş, amaçsız beklentisiz okul dışında yalnız bırakılmışlardır. MESEM için kayıtları yapılan öğrenciler, okulun açık olmasına rağmen, örgün eğitimden kayıtları silinerek bir bilinmeze terk edilmişlerdir. Eğitimden uzak kalan bu yaş grubunu ne tür tehlikeler bekliyor, düşünülmüş müdür?

Bu süreç (2 ay) ve sonrasında eğitim ortamındaki belirsizlik, öğrencinin eğitim hayatından uzaklaşmasına, telafi edemeyeceği kopukluklar yaşamasına, eğitimden uzakta kalma nedeniyle, okuldan soğumasına ve okulu terk etmesine, internet bağımlılığının artmasına, bilimsel,  kültürel ve sosyal yönden çoraklaşmasına, sokaktaki tehlikelere, kötü alışkanlık ve kötü niyetli kişilere karşı korunmasız olmasına neden olacaktır.

İktidarın bir milyon hedefi için sayı şişirilirken, öğrencinin işletmedeki eğitimiyle ilgili olumsuzluklar hesaba katılmış mıdır? Öğrenci işletme ile sözleşme imzalayarak, işe başladıktan sonra işe uyum sağlayamazsa ne olacaktır? Bununla ilgili çalışma yapılmış mıdır? Öğrenci istemesi halinde öğrenim hayatına geri dönebilecek midir?  Öğrencinin okuldaki öğrenimden koptuğu süreler, telafi eğitimi adı altında, geçiştirilerek mi tamamlama yoluna gidilecektir? Öğrencinin uyum süresi ne kadarla sınırlıdır? Bir ay veya iki ay sonra geri dönmek isterse, öğrencinin durumu hangi kriterlere göre değerlendirilecektir? Öğrencinin eksik kaldığı ders ve içerikleri tamamlamak için öğretmen ihtiyacı karşılanabilecek midir? Öğretmenler bu belirsizlikteki açıkları kapatmaya mı çalışacaklardır? Uyum sağlayamayan, okula dönmek isteyen öğrenci için nasıl bir program uygulanacaktır? Yoksa bu çocuklar, çoktan gözden çıkarılmış mıdır? Son başvuru 4 Şubat olması sebebiyle, okul müdürleri işi ağırdan almakta, ders programını başlatmamakta ve sürecin öğrencinin aleyhine işlemesine ve okuldan uzaklaşmalarına neden olmaktadırlar. Süreç öğrencinin okuldan tamamen kopmasıyla sonuçlanırsa, bunun cevabını kim, nasıl verecektir?

Eğitim aynı zamanda değişim motivasyonudur. Bireyi güçlendirerek kötü alışkanlık, suç grupları veya uyuşturucudan uzak durmasına yardımcı olur. Ergenlik döneminde olan bir çocuğun eğitim sürecinde okulda olması; tehlikeye direnme ve reddetme becerileri geliştirmesine, problem çözme becerileri geliştirmesine, çevresiyle ilişkilerini kolaylaştırmasına destek olur.

Bu proje yapılırken, eğitim uzmanlarından, psikologlardan, pedagoglardan, sosyologlardan, hukukçulardan yardım alınmış mıdır? Belirsizliğe terk edilen bu çocukların, her türlü istismara açık, bir hedefi olmayan  toplum üyeleri olacakları akıllara gelmiş midir? Devlet sosyal devlet olmanın gereklerini yerine getirmeli, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, iyileştirilmesi, sistemli bir program ve plan dâhilinde her türlü olumsuzluklar hesaba katılarak ve çözüm yollarıyla birlikte hayata geçirilmelidir. Çocuklar, kontrolsüz ve belirsiz bir sürecin içinde bırakılarak gelecekleri heba edilmemelidir.

Bu yazıyı paylaş
İlgili Terimler :